Havacılıkta Sürdürülebilirlik: Sektörde Yeşil Dönüşüm

Havacılıkta Sürdürülebilirlik: Sektörde Yeşil Dönüşüm

Blog-Post-Image

Havacılık, küreselleşen dünyada önemli bir yere sahip olan ulaşım alanında vazgeçilemez çözümler sunmaktadır. Ne yazık ki, artan uçuş kapasitesi ve sayısı ile çevreye verilen zarar giderek artmaktadır.

Havacılıkta sürdürülebilirlik, uçuşların artan çevresel etkisin yönetilmesi ile sağlanabilecektir. Ayrıca, sürdürülebilirliğin sosyal ve ekonomik boyutlarının da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Uçuşlar, küresel karbon dioksit (CO2) emisyonlarının %2,5’ine sebep olmaktadır. CO2 emisyonu dışındaki çevresel etkiler de hesaba katıldığında, havacılık sektörünün sürdürülebilirlik alanındaki önemi ortaya çıkmaktadır.

Paris Anlaşması ile uyumlu bir şekilde küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlamak için havacılıkta da net sıfır hedeflerine ulaşmak gerekmektedir. Sera gazı emisyonlarının 2030’da yarıya indirilmesi ve 2050’de sıfırlanması hedefi için havacılık sektöründe yapılması gerekenleri listeledik.

Havacılıkta sürdürülebilirlik, sektör olarak net sıfır emisyon hedefine nasıl ulaşılabilir ve sürdürülebilir havalimanları ile ilgili detayları bu yazımızda bulabilirsiniz.

Havacılıkta Sürdürülebilirlik

Küresel anlamda bir forum görevi görerek havacılık sektöründeki iş birliğini sağlayan Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), havacılıkta sürdürülebilirliğin sağlanmasını desteklemektedir.

Örneğin, havacılık sektöründeki paydaşları bir araya getiren ICAO Global Coalition for Sustainable Aviation, sürdürülebilirlik alanında küresel düzeyde iş birliğini amaçlamaktadır.

Havacılıkta sürdürülebilirliğin önemini daha iyi anlamak için havacılığın çevresel etkisini 3 ana başlık altında toplayabiliriz.

1- İklim Değişikliği

Uçaklarda fosil yakıt kullanımı sonucu ortaya çıkan karbondioksit (CO2) emisyonu küresel ısınmaya yol açan sebepler arasındadır. Uçuşlar esnasında, CO2 emisyonuna ek olarak; azot oksit (NOx) ve su buharı gibi atmosferdeki ısıyı etkileyen gazlar ortaya çıkmaktadır.

Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF), fosil yakıtlara alternatif sunarak havacılık sektöründe çevreye verilen zararın azaltmasına olanak sağlamaktadır. Yenilenebilir veya atık bazlı kaynaklardan elde edilen yakıt türü olarak tanımlanan SAF teknolojisi halen gelişmektedir.

2- Yerel Hava Kalitesi

Uçuşlar ve havalimanındaki diğer operasyonel faaliyetler hava kirliliğine sebep olmaktadır. Bu faaliyetler arasında; uçak motor gazı, uçak yakıt ikmal sistemleri, havalimanı ısıtma ve soğutma sistemleri, yer hizmeti araçları bulunmaktadır.

Yerel hava kalitesinin düşmesine sebep olan hava kirliliği aynı zamanda iklim değişikliği ile yakından ilgilidir. Fosil yakıtların yanmasıyla ortaya çıkan emisyonlar atmosferdeki ısının yükselmesi ve yerel hava kalitesinin düşmesine sebep olur.

3- Ses Kirliliği

Havalimanı kapasiteleri ve uçuş sayılarının artması sonucunda yaygınlaşan ses veya gürültü kirliliği, insan ve hayvan yaşamını olumsuz etkilemektedir. Bu kirlilik türünden en çok uçakların kalkış-iniş güzergahları ve çevresinde bulunanlar etkilenmektedir.

Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde modern uçakların desibel ile ölçülen gürültü seviyesinde azalma meydana gelmiştir. Yeni nesil uçakların kullanımının yaygınlaşması ile ses kirliliği azalacaktır.

Havacılıkta Sürdürülebilirlik ve Net Sıfır Hedefler

İklim değişikliği ile mücadele kapsamında geliştiren net sıfır hedefi; sera gazı emisyonlarının azaltılması, azaltılamayan emisyonların ise dengeleme (karbon ofset) yöntemiyle telafi edilmesi anlamına gelmektedir.

Havacılık sektörü olarak net sıfır hedeflerine ulaşmak için birden fazla alanda geliştirme ve iyileştirme çalışmaları yapılması gerekmektedir.

Havacılıkta sürdürülebilirlik alanında kısa ve uzun vadeli net sıfır hedeflere ulaşmak için alınması gereken aksiyonları listeledik:

1- Operasyonel Verimliliğin Artırılması

Uçuş süresini etkileyen tüm faktörlerde meydana gelen iyileşmeler verimliliğin artırılması ve emisyonların azalması ile sonuçlanır. Operasyonel verimlilik artışı ile yakıtta kaynak tasarrufu yapılabilmektedir. Azaltılan yakıt tüketimi ise daha az zararlı emisyon demektir.

Örneğin, hava trafik yönetim sistemlerinin en etkin şekilde yürütülmesi ile uçuş süreleri azaltılabilmektedir. Benzer şekilde, hava koşullarına ve rüzgâr hızına göre optimize edilmiş rotalar ile daha kısa uçuşlar elde edilebilmektedir.

Ayrıca, havalimanlarındaki hizmetler dahil olmak üzere, yer hizmetlerinin sağlanmasında yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı verimliliğin artırılmasına yol açar.

2- Sürdürülebilir Havacılık Yakıtları (SAF) Kullanımı

Fosil yakıtlarla karşılaştırıldığında emisyonların büyük oranda azaltılmasına olanak sağlayan Sürdürülebilir Havacılık Yakıtları (SAF) çevreci bir çözüm sunmaktadır. Bitkilerden de edilebilen SAF, biyoyakıt veya biyo-jet yakıtı olarak da bilinmektedir. Yenilenebilir kaynaklardan veya atıklardan elde edilen SAF’ın üretimi gün geçtikçe artmaktadır.

SAF’ın sağladığı en büyük avantaj, yerleşik bir çözüm olarak uçaklarda büyük çaplı bir değişiklik meydana gelmeden kullanılabiliyor olmasıdır. Uçakların bu yenilenebilir yakıtlara uyumlu hale gelme çalışmaları halen devam etmektedir.

Yakın zamanda, Türk Hava Yolları (THY), 2 Şubat 2022’de gerçekleştirdiği sürdürülebilir havacılık yakıtı kullanılan uçuş ile havacılık sektöründeki çevre odaklı değişimi göstermiştir.

Sektörel gelişime başka bir örnek; Boğaziçi Üniversitesi ve THY tarafından gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen “Mikroalg Tabanlı Sürdürülebilir Biyo-Jet Yakıtı Projesi (Mikro-Jet)” ile sürdürülebilir kaynaklardan üretilen biyoyakıt elde edilmesi amaçlanmaktadır.

3- Yeni Nesil Uçakların Geliştirilmesi

Sıfır emisyonlu, hidrojen ve elektrik ile çalışan yeni nesil uçakların geliştirilmesi devam etmektedir. Uzun vadeli bir hedef olarak karşımıza çıkan bu uçaklar, havacılıkta sürdürülebilirliğe yenilikçi bir çözüm sunmaktadır.

Tamamen farklı bir kaynakla çalışan uçakların haricinde, enerji verimliliği ve çevresel etkisi azaltılmış uçakların da geliştirilmesi devam etmektedir. Böylelikle, uzun vadeli hedeflere ek olarak güncel filoların sürdürülebilirlik alanında güçlendirilmesi sağlanmış olacaktır.

4- Azaltılamayan Emisyonların Yönetimi

Son olarak, azaltılamayan emisyonların dengeleme veya karbon yakalama teknolojileri ile yönetimi söz konusudur. Dengeleme, diğer adıyla karbon ofset sayesinde karbon nötr uçuşlara erişmek mümkün olmaktadır.

Uluslararası Sivil Havacılık Otoritesi (ICAO) tarafından oluşturulan CORSIA (Carbon Offsetting and Reduction Scheme for International Aviation) programı, havacılıkta karbon denkleştirme ve azaltmayı hedeflemektedir. Bu program 2020 yılından itibaren uluslararası alanda geçerli olmak üzere 2016 yılında kabul edilmiştir.

Semtrio, Co2nsensus ile sunduğu dijital karbon dengeleme (ofset) hizmeti sayesinde uçuş kaynaklı emisyonların sıfırlanmasını kolaylaştırmaktadır.

Havacılıkta Sürdürülebilir Havalimanları

Havacılık sektöründe sürdürülebilirlik konusu, sadece uçuş kaynaklı çevresel etkilerden ibaret değildir. Uçuşla ilgili operasyonların ve işletme faaliyetlerinin yürütüldüğü havalimanları da sürdürülebilirlik açısından incelenmelidir.

Büyük arazilere inşa edilen havalimanları aynı zamanda sürdürülebilir kentlerle de yakın bir şekilde ilişkilidir. Bu kentler; çevrenin kirletilmediği, kaynakların verimli kullanıldığı ve insan odaklı gelişimin sağlandığı alanlardır.

Havacılık faaliyetlerinin büyük bir kısmının gerçekleştiği havalimanları bulundukları bölgelerde; çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarda etki bırakır.

Sürdürülebilirliğin 3 boyutu (çevresel – sosyal – ekonomik) bütüncül bir yaklaşımla ele alındığında, havalimanlarının etkilerini gösteren çeşitli bileşenler ortaya çıkmaktadır:

  • Çevrenin korunması,
  • Doğal kaynak kullanımı,
  • Ekonomik büyüme ve istihdam,
  • Paydaşların sosyal beklenti ve ihtiyaçları.

Çevresel etkinin en aza indirilmesi tek başına sürdürülebilirlik sağlanması anlamına gelmemektedir. Ekonomik ve sosyal boyutlarda meydana gelen iyileştirmeler, havacılık sektöründeki sürdürülebilirliğin kapsamı altına girmektedir.

Sektöre dair en güncel haberler için yazılarımıza göz atın.

10 dk

İklim Değişikliği Nedir?

İklim değişikliği sanılanın aksine geleceğin problemi değildir. Beşerî faktörler sonucu gittikçe artan sera gazı emis...

10 dk

Yeşil Ekonomi Dönüşümü: Sürdürülebilir Bir Geleceğe Doğru

Yeşil ekonomi, ekonomik kalkınmanın çevresel ve toplumsal alanlardaki gelişmelerle birlikte ele alınması gerektiğini...

10 dk

Biyoçeşitlilik: Nedir ve Neden Önemlidir?

Biyoçeşitlilik, tüm canlı organizmalar arasındaki farklılıkları ifade eder. Biyolojik çeşitlilik olarak da ifade edil...

l